Rum EOKA B tedhiş örgütüyle Yunanistan Cunta askerlerinin birlikte ENOSİS amaçlı Kıbrıs Cumhuriyetine karşı yaptıkları bu ikinci darbenin üzerinden 52 yıl, Rumların 21 Aralık 1963’te Yunan destekli yine ENOSİS amaçlı birinci darbesi üzerinden de 62 yıl 8 ay geçmiş bulunmaktadır. Garantör Türkiye’nin Antlaşmalar gereği yükümlülüklerini yerine getirmek, adada akan kanı durdurmak, Cumhuriyetin eşit ortağı Kıbrıs Türk Halkını top yekün katliamdan ayni zamanda Rum solcu kesimini de kurtarmak maksadıyla yaptığı meşru müdahalenin de üzerinden 52 yıl geçmiş bulunmaktadır.
Türkiye meşru müdahalesiyle adaya asayiş ve huzur gelmiş olup Rum-Yunan saldırıları ve çatışmalar son bulmuştur. Ortada çok önemli ve çok büyük bir yanlış, müthiş bir Adaletsizlik ile taraflı, oldubitti, yargısız infaz bir karar 4 Mart 1964’ten yani 62 sene 6 aydan beri gayet açık bir şekilde durmaktadır. Bu karar 186 sayılı BMGK kararıdır, ki Aralık 1963’te Rumların Türk Halkına karşı saldırılarıyla Cumhuriyete yapılan ilk darbedir ve Kıbrıs sorununun başlangıcından iki buçuk ay sonra alınmış bir karardır. Henüz Rum saldırıları öyle çok büyük ölçüde dallanıp budaklanmamıştı ve eğer BMGK istemiş olsaydı kolayca ve kısa sürede Kıbrıs’ta bozulan asayiş ve düzeni yeniden sağlayabilirdi.
Ama istemedi ve yapmadı, ne yaptı, adaya 186 kararıyla sözde Barış Gücü askeri gönderdi, Kıbrıs ortaklık Cumhuriyetinin yönetimini geçici olarak ve 3 aylığına Türklerin haklarıyla birlikte saldırgan darbecilere verdi. Asayiş ve düzen sağlanması için sözde Barış Gücünün de Rum yönetimine yardımcı olmasını karara bağladı. İŞTE TAM DA BURADA BMGK KIBRIS SORUNUNUN İÇİNE SIÇTI BATIRDI, DARBECİLERE KIBRIS’I TESLİM ETTİ, SÖZDE BARIŞ GÜCÜ DE ONLARA YARDIMCI OLSUN, SANKİ TÜRKLER RUMLARA SALDIRMIŞ DA ÇATIŞMALARI BAŞLATMIŞ GİBİ, ÜSTÜNDEN DE TÜRKLERİ ASİ İLAN ETMİŞ OLDU. KISACASI KÜMESTEKİ TAVUKLARI TİLKİLERE TESLİM ETTİ. BÜTÜN MESELE BUDUR. Kıbrıs sorununun 63 seneye dayanması ve çözümsüzlüğün de sürmesi kesinlikle bundan dolayıdır. Bütün dünya mecburen BMGK kararına uymak zorunda kaldı.
Kıbrıs sorununun başlamasından ve adaya Barış Gücünün gelmesinden sonra Rum saldırıları kat be kat arttı, çünkü arkasında BMGK vardı, yürü ey Rum kulum da korkma dedi, o da yürüdü, adanın dört bir tarafında Türklere saldırılar arttı, saldırılmadık Türk bölgesi bırakmadılar, bazı bölgelere defalarca saldırdılar. Türkler hiçbir Rum bölgesine saldırmadı, zaten o gücü yoktu, savunmada bile yetersizdi her açıdan. Saldırı olmasa bile hayatta kalamazdı açlıktan susuzluktan, ilaçsızlıktan vs. Türkiye Kızılay yardımları olmasaydı, toplu katliamlardan son anda Türkiye ihtar uçuşları, notalar vs ile zar zor hayatta kalması sağlandı, yoksa işimiz çoktan bitmişti dünyanın bakışları değil bakmayışları arasında. Türkiye’ye rağmen Kıbrıs’ta Rum-Yunan 1974’e kadar geçen zamanda çok sayıda masum Türk katledildi, 103 köyden göç ettirildi, perişan bir halde yarı aç yarı çıplak, korku endişe, zulümle karşı karşıya ilkel bir hayatla direnmeye çalıştı.
En nihayet aradan 11 yıl sonra Kıbrıs’ta Türkler bitti tükendi, Türkiye de müdahale edemez diyerekten Rum EOKA B tedhiş örgütü ve Yunan Cunta askerleri birlikte erken ENOSİS için kendilerinin idaresinde ve ellerinde olan Kıbrıs Cumhuriyetine ve Cumhurbaşkanı da Rum olan ve de Başpiskoposları da olan Makarios’a karşı darbe yaptılar. Bundan sonrasını anlatmaya lüzum yok.
Nüfusça fazla eski eşit ortak, nam-ı diğer BMGK’nin tayin ettiği Kıbrıs Cumhuriyetinin sahibi egemeni yöneteni Rumlar, 58 yıldır BM gözetiminde sürdürülen çözüm görüşmelerini hep sabote ettiler, ortaya konan çözüm planlarını ve de Referandumda dahi ellerinin tersiyle ezici çoğunlukla ret ettiler, kimi zaman görüşme masalarını devirerek kaçtılar, ama gene gidip işgal ettikleri, BMGK’nin de hediye ettiği yıkılmış Kıbrıs Cumhuriyetinin başına oturmaya devam ettiler BM desteğiyle, ret kararlarına saygı da duydular. Çözüm planlarını kabul eden Türklere de yargısız infaz kestikleri cezaları her defasında artırmaya devam ettiler, dünyadan izole ambargolar altında bir kenara atıp ezmeye devam ettiler. BMGK’nin YÜZ KARASI, UTANÇ KARARI, REZALAT 186 SAYILI GÜYA 3 AYLIK KARARINI UZATA UZATA 750 AYA VARDIRDILAR (62 SENE 6 AY ). Bu karar her şeyi ortaya koymaya yeter, fazla söze gerek bırakmaz. Ve hala daha uzatacaklar. Rumların yerinde her kim olsa Türklere zırnık vermez, böyle kapı gibi bir karar olduğu sürece, Adaletsiz oluşu hiç fark etmez, zaten yaptıkları, tavırları her şeyleri Adaletsiz. Kadı hikayesi aynen.
Montana’da 9 sene evvel Rumlar masaları devirdi pılıyı pırtıyı topladı görüşmelerden kaçtı. Şimdi Genel Sekreter Guterres efendi giderayak aklı başına geldi ( talimat aldı ) Kıbrıs sorununu çözmeye kolları sıvadı, yardımcılarıyla beraber ora bura gelir giderler, bal yapmaz arılar. Halbuki onlar da bilir bütün sorun O ADALETSİZ karardadır, karar iptal veya revize edilmeden sorun asla çözülmez, meğer ki biz Türkler teslim bayrağını çekelim, bu da mümkün değildir. Bütün umutları önce de yazdık, içimizdeki sol kesimdir diye.
O yüzden Kıbrıs Türk Halkı olarak birlik ve beraberliğimizi geçmişte olduğu gibi pekiştirmek zorundayız. Eğer haklarımızı korumazsak sonunda pişmanlığı yaşamak kaçınılmazdır.
BMGK’ni, 186 sayılı haksız karardan dolayı, 3 aylık geçici kararı uzatmalarla 750 aya vardırmalarından dolayı, haksızca darbecileri saldırganları destekleyip masumları cezalandırdığından dolayı, Kıbrıs’ta açıkça ve haksızca taraflı davrandığından dolayı, darbecilere masum, masumlara suçlu muamelesi yaptığından dolayı, Kıbrıs sorununun bunca yıl çözümsüz kalmasına hizmet ettiğinden dolayı, yüzlerce binlerce Türkün hayatına mal olmasından dolayı, on binlerce Türkün 3 defa göç etmesine sebep olduğundan dolayı, Türklerin yıllarca ilkel şartlarda barınaksız, korku endişe, baskı ambargo ve tehlike altında yaşamasına sebep olduğundan dolayı, büyük çatışmalara sonunda da savaşa sebep olduğundan dolayı DAVA açmamız lazımdır. Belki de böyle Uluslararası dava açmamız bile mümkün değildir, vay be ne büyük bir cezaymış, hem suçumuz da ne büyükmüş da biz hala nedir bilmeyiz. Komşu isterse kendi açılarından kolayca açabilir, ama hiç zannetmem. Aramızda ne büyük fark yaratmış bu 186, da kimsemiz çarpmayız suratlarına bunu, yazıklar olsun bize.
Lakin biz Kıbrıs Türk Halkını güya yönetenlerin hangi siyasi parti olursa olsun bu gibi bezlerde tarakları olmadığı açıkça ortadadır. V ben diyorum ki kimsenin de umurunda değildir, görüyoruz karma oy kalksın mı kalsın mı, iki seçim birden olsun olmasın mı, bu tarihte olsun mu olmasın mı, tatil, maaş, vur patlasın çal oynasın. Seçime de ilk defa gitmeyeceğim. Güvenim kendilerine sıfırdır, nokta.
Barış Harekatının ikinci aşamasının yıl dönümü, ne günlerdi. Her şeyden önce BARIŞ, HEM YURTTA HEM DÜNYADA, s…..ş en en en en son, en.
