Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın Kıbrıs sorununda “Federasyon, konfederasyon, iki devlet… Kavramları fetişleştirmeyin; isimleri değil, içeriği konuşun” yaklaşımı ilk bakışta pragmatik görünebilir.

Ama ortada cevaplanması gereken çok basit bir soru var:

Yıllardır “federasyon” kavramını Kıbrıs Türk siyasetinin neredeyse kutsal sözcüklerinden biri haline getiren kimdi?

CTP değil miydi?

Federasyonu yalnızca bir çözüm modeli olarak değil, BM parametreleriyle uyumlu neredeyse tek meşru çözüm olarak yıllarca savunan; federasyon dışındaki önerileri gerçekçi bulmayan siyasi gelenek bugün neden “isimlere takılmayın” diyor?

İşte mesele tam da budur!

Sayın Erhürman, çözümün adının değil içeriğinin önemli olduğunu söylüyor. Elbette içerik önemlidir. Ancak siyasette isim ile içerik birbirinden tamamen koparılamaz. Çünkü federasyon, konfederasyon ve iki egemen devlet aynı hukuki ve siyasi yapıyı tarif etmez.

Bunlar ambalaj üzerindeki farklı marka isimleri değildir!

Egemenliğin nerede bulunacağını, merkezi devletin yetkilerini, kurucu yapıların statüsünü ve tarafların uluslararası hukuk karşısındaki konumunu ifade eden siyasal modellerdir.

Üstelik Sayın Erhürman’ın tarif ettiği “ortak yetkiler” ve geri kalan yetkilerin ilgili devletlerde kalması yaklaşımı bir modele işaret ediyorsa, o modelin adını söylemekten neden kaçınalım?

Federasyonsa federasyon deyin.

İki egemen devletse iki devlet deyin.

Başka bir modelse onu açıkça tarif edin.

Ama yıllarca federasyon kavramı üzerinden siyaset üretip bugün bu kavramın sorgulanmasını “fetişleştirme” olarak nitelemek ciddi bir tutarlılık sorunu yaratır.

Çünkü seçmen çocuk değildir.

Siyaset de kelimelerle saklambaç oynama sanatı hiç değildir.

Dün siyasal kimliğinizin merkezine yerleştirdiğiniz bir kavram bugün neden telaffuz edilmekten kaçınılan bir sözcüğe dönüştü?

Değişen çözüm modeli mi?

Siyasi konjonktür mü?

Yoksa yalnızca söylem mi?

Kamuoyunun beklediği cevap tam olarak budur.

Kavram fetişizmiyle suçlamak kolaydır Sayın Erhürman. Asıl zor olan, yıllarca savunduğunuz kavramı bugün neden geri plana ittiğinizi açıkça anlatmaktır.

Çünkü siyasette güveni kavramlardan kaçmak değil, açıklık, netlik ve tutarlılık yaratır.