N-82 kodu, yabancıların Türkiye'ye girişinin İçişleri Bakanlığı veya ilgili makamların ön iznine bağlandığı "istihzan" yani ön izin tahdit kodu olarak bilinir. Arapça bir sözcük olan Tahdit kelimesinin anlamı ise Türk Dil Kurumu’na göre, sınırlama, kısıtlama, çevreleme veya sınır koyma…
Türkiye N-82’yi kamu düzeni veya güvenliği açısından şüphe uyandıran kişilere karşı uyguluyor. Pratikte sıkı kontrol veya giriş yasağı anlamına gelir ve kaldırılması için hukuki süreç gerektirir. N-82 kodu günlük yaşamımıza girdiğinde bu bizde yani Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde infial yaratmıştı diye yazarsam abartılı bir değerlendirme olmaz sanırım. Çünkü tanınmamış bir ülkede yaşıyoruz ve bizi dünyada tek tanıyan ülke olan Türkiye’nin böylesi bir uygulamaya gitmesi elbette ki üzücü ve düşündürücü idi. Türkiye’nin bu kararı alırken elbette kendine göre bazı değerlendirmeleri olmuştur. Ancak çok yakın ilişkiler nedeni ile bu karar Kıbrıslı Türkler tarafından en azından büyük bölümü tarafından hiç de hoş karşılanmamıştır.
Düşünün ki Türkiye’ye gideceksiniz ama girip giremeyeceğinizi bilmiyorsunuz. Çünkü ortada bir liste de yok. Yani işin aslı Türkiye’ye girişi sakıncalı olarak ilan edilenlere baktığınızda, bu kişiler koskoca Türkiye’ye söylemleri ve eleştirileri ile nasıl bir zarar verebilir ki. Çok daha fazlasını Türkiye’de yaşayan muhalifler yapıyor. Bir başka gerçek ise bu tür bir uygulamanın iki ülke insanı arasındaki ilişkileri gerginleştirmesiydi.
Bugün geldiğimiz noktayı ben aslında bir diplomasi zaferi olarak değerlendiriyorum. Demek ki ne istediğinizi Türkiye’ye anlatabilirseniz, sizi anlayacak siyasiler vardır. Süreç zordu ve maalesef yöneticilerimiz bu konuda hiçbir ileri adım atamadı veya atmadı, ta ki Tufan Erhürman’ın Cumhurbaşkanı makamına seçilmesine kadar. Erhürman seçim sürecinde verdiği sözler arasına Türkiye’ye giriş yasağı olanların bu yasaklarının kaldırılması için uğraş vereceğini de koymuştu. Seçildi, aradan aylar geçti ancak bu konuda sevindirici haber gelmediği gibi listeye yenileri de eklendi. Bu durum Erhürman’ın da hedef haline gelmesine neden oldu. Ama o eleştirileri dinledi, kırıldı mı kırılmadı mı bilmiyorum ama eleştirenler gibi kırıcı olmadı ve belli ki ısrarla girişimlerini sürdürdü.
Sonuç, sevindirici. Erhürman 15’ten fazla yasaklının artık Türkiye’ye girebileceğini açıkladı. Yasaklılar arasında Türkiye’ye gidenler bile var. Bu bize şunu gösteriyor: Diyalog ve karşılıklı anlayış her zaman galip gelir. Bu olay bir de Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin sadece al-ver ile sınırlı olmadığını da ortaya koyuyor. Bu olay aynı zamanda bizim gerçek bir Devlet olma yolunda ilerlediğimizin de bir kanıtıymış gibi duruyor. Sonuç mu, sonuçta ısrarla bir yanlışın düzeltilmesi için ortaya konulan bir mücadele ve bunun sonucunda yanlışın yanlış olduğunu gören bir ülke var. Bu gelişme iki ülke arasındaki ilişkileri daha da pekiştirir…
Aslında Herkes Kazandı…
Efdal Keser
Yorumlar
