Kıbrıs’ı tanımlayan pek çok sıfat arasında ona en çok yakışanlardan biridir “yeşil ada”.

Tarihsel süreçte bu özelliğinden bir kısmını kaybetse de aslında iki yeşil dağ silsilesi ve bunların ortasındaki Mesarya ovasından oluşan bu adanın zaman içerisinde kaybetmeye başladığı bu niteliğini ona yeniden kazandırmak sanılandan daha önemli bir çabadır.

Hele geçenlerde meteoroloji günü dolayısıyla Meteoroloji Dairesi Müdürü Sinan Güneş’in bir kez daha vurguladığı koşullarda bu çaba yalnızca önemli değil, aynı zamanda acil bir ihtiyaç haline gelmiştir.

Çünkü, Güneş’in de vurguladığı gibi dünya iklimi değişmekte ve bundan olumsuz anlamda etkilenebilecek kuşaklardan biri de Akdeniz ve onun doğusunda yer alan Kıbrıs adasıdır.

İklim değişiminden olumsuz anlamda etkilenmeyi durduracak ya da azaltacak en önemli araçlardan birinin de ağaç ve yeşil örtü olduğu bilimsel bir gerçektir.

Bugüne kadar adanın hem güneyinde hem de kuzeyinde yeşili korumak ve hatta geliştirmek için pek çok çaba sarf edildiği inkar edilemez.

Ama bu arada iki tarafta da çıkan yangınların bu çabaları ciddi anlamda akamete uğrattığı da inkar edilemez.

Zaten yeşili koruma ve geliştirme süreci de hiç bitmeyen, bitmemesi gereken bir devlet politikası olmalı ve bu konuda atılacak her adım desteklenmelidir.

Sevindiricidir ki 1 Nisan’da böyle bir çaba için yeniden seferber olunmuştur.

Cumhurbaşkanlığı öncülüğünde, Milli Eğitim Bakanlığı, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanlığı, Orman Dairesi ve belediyelerin işbirliğiyle fidan dikimi çalışması yapılacaktır.

Desteklenmesi gereken bu çalışmanın sürekli ve sistematik hale getirilmesi durumunda yeşil ada Kıbrıs idealinin gerçekleşmemesi için bir neden kalmayacaktır.

Tabii, bu arada Cumhurbaşkanı’nın etkinliğe katılacak şehir belediye başkanlarına da giriştikleri rekreasyon ve çevre düzenleme projelerini beton ve taş zemin yerine, ağacı ve yeşili bol zemine yapmaları konusunu hatırlatması da yararlı olacaktır.