Asayiş berkemal, özellikle iç güvenlik bürokrasisinin “her şey yolunda”, ciddi bir sorun yok anlamında kullandığı kod tanımlamalardan biridir.
Düzenin ve güvenliğin yerinde olduğunu, huzur bozucu ciddi herhangi bir sorun veya tehlike olmadığını veciz bir şekilde özetler.
Huzur, düzen ve güvenlik anlamına gelen Arapça kökenli asayiş sözcüğü ile eksiksiz, tam anlamına gelen berkemal sözcüğünün yan yana gelmesiyle oluşan bu tanımlama son günlerin gündemine yerleşti.
Lefkoşa'nın en işlek marketlerinden birinde, güpegündüz herkesin gözü önünde bir kadına karşı gerçekleştirilen katle teşebbüs, trafikte herkesin sevdiği, yaşlı ve simgeleşmiş bir insanın suçsuz yere ölümüne neden olan trafik cinayeti gibi örnek vakalar güvenlik konusundaki şüpheleri tetikledi.
Suç faillerinin vatandaş olmaması da güvenlik algısını zedeleyen temel unsurun yurt dışından gelenler olduğu algısını pekiştirdi.
Bütün bu gelişmeler karşısında gözler, asayiş ve iç güvenliğin sorumlu kurumu Polis Genel Müdürlüğü'ne (PGM) çevrildi.
PGM, aslında yayınladığı rakamlarla güvenlik zafiyeti algısının gerçek olmadığını, daha doğrusu olgunun böyle olmadığını anlatmaya çalıştı.
PGM'nin açıkladığı verilere göre hem küçük suç denilen kabahatlerde hem büyük suç kabul edilen cürümlerde ciddi bir azalış var.
PGM, ayrıca tüm suç faillerinin yüzde 99'dan fazlasının yakalanıp adalete teslim edildiğini de vurguladı.
Yaşanan gelişmeler ve PGM'nin başarı istatistikleri bir evrensel gerçeği KKTC ölçeğinde de tartışmaya imkan veriyor:
Olgu, elbette temel önemdedir. Aslolan olgudur.
Ama algı da çok ama çok önemlidir.
Çağdaş medya çağında, olgu ile algıyı örtüştürmek de yöneticilerin en önemli becerilerinden biri olmuştur.
