Sene 2005…
KKTC futbol milli takımı ile Kosova milli futbol takımı karşılaşıyor.
Maçı Tarık Tilki’nin attığı gol ile KKTC milli takımı 1-0 kazanıyor.
Sene 2026…
Bu sefer Türk Milli Takımı ile karşılaşıyor Kosova.
2026 Dünya Kupası finallerine katılma yolunda son viraj.
Kazanan finalde…
Türk Milli Takımı kazanıyor bu maçı da, aynı 21 sene önceki maçın skoru gibi, 1-0…
Nereden nereye…
2005’te KKTC milli takımı ile oynayan Kosova’yı 21 yıl sonra Türk Milli Takımı karşısında FIFA Dünya Kupası finali için mücadele ederken görüyoruz.
Devam edelim…
Nereden nereye dedik…
Sene 1989.
“Büyük Sırbistan“ projesinin lideri Miloseviç yönetimi, Sırbistan Meclisi’nde alınan bir karar ile Kosova Eyaleti’nin özerkliğini iptal eder ve bölgenin tamamıyla Belgrat yönetimine bağlandığını duyurur.
Sırbistan Meclisinin bu kararı, 1974 tarihli Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti Anayasası’na aykırıdır.
Kosova Eyalet Meclisi ise, 1990 yılında Kosova’nın bağımsızlığını ilan eder. Bu ilan da 1974 tarihli Anayasaya aykırıdır.
Belgrat yönetimi, Kosova Meclisi’nin bağımsızlık ilanını yasadışı olduğunu duyurur ve tanımaz.
1990 yılından itibaren Sırp polis ve askeri güçleri, Kosova’da sivil Arnavut halka yönelik baskıları adım adım ilerletir.
Çok sayıda insan şiddete ve işkenceye maruz kalır, öldürülür, göçe zorlanır ve ayrıca çok sayıda Arnavut kadın tecavüze uğrar.
1998 yılına gelindiğinde, ABD ve Avrupalı müttefikleri, Sırbistan’a, Kosova topraklarından Sırp askeri ve polis gücünü geri çekmesi yönünde ültimatom verir.
Ültimatom kabul edilmeyince, Sırbistan’a ve Miloşeviç yönetimine karşı 1999’da NATO tarafından savaş başlatılır.
Savaşın sonunda, Miloşevic yönetimi, Kosova’dan askerlerini ve polis gücünü geri çeker, Kosova NATO ve BM himayesine geçer.
Kosova, NATO ve BM’nin himayesine geçmesine rağmen resmi olarak Sırbistan’ın bir parçası olarak kalmaya devam eder.
Bölgenin statüsüyle ilgili görüşmeler BM’nin öncülüğünde 2006 Şubat ayında başlar.
Bu arada, Sırbistan’da yapılan referandumda da Kosova’nın Sırbistan’ın bölünmez bir parçası olduğu ilan edilir.
BM’nin Kosova temsilcisi Martti Ahtisaari, 26 Ocak 2007’de, Kosova’ya “uluslararası toplumun gözetimi altında bağımsızlık“ verilmesini öngören planını açıklar.
Rusya ise Ahtisaari’nin teklifini 2007 Nisanında yapılan BM Güvenlik Konseyi toplantısında reddeder.
O dönemin ABD Başkanı Bush, Haziran’da Kosova’nın daha fazla gecikmeden bağımsız olması gerektiğini söyler.
Bundan cesaret alan Kosova Meclisi, Temmuz ayında, BM’nin yürüttüğü Kosova sürecinin başarısız olduğunu belirterek, yılsonuna kadar tek taraflı bağımsızlık ilan etme kararı alır.
Ve nihayet Kosova Meclisi, 17 Şubat 2008 Pazar günü yaptığı oturumda eyaletin Sırbistan’dan ayrıldığını ve bağımsız Kosova Cumhuriyeti’nin kurulduğunu ilan eder.
Bağımsızlık ilanı sonrasında ABD bu ilanı “not“ ettiklerini, konuyu değerlendirdiklerini ve Avrupalı ortaklarıyla görüşme içinde olduklarını açıklar.
Avrupalı devletler ise, Kosova ve Sırbistan yönetimlerini “sakin olmaya ve sorumlu davranmaya“ çağırır.
Rusya ise Sırbistan’ı destekler.
Kosova’nın bağımsızlığını tanımayacağını açıklayan Moskova yönetimi, bağımsızlık ilanının uluslararası hukuka ve Birleşmiş Milletler Kurucu Anlaşmasına aykırı olduğunu, ABD ile Avrupalı devletlerin Sırbistan’a haksızlık yaptıklarını ve Kosova konusunda çifte standart uyguladıklarını söyler.
Kosova’nın bağımsızlığına Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile Yunanistan da karşı çıkar.
İşte o Kosova dün bizimle maç yaparken bugün artık Dünya Kupası için ter dökmektedir.
Bizden birileri de bu duruma bakarak “onlar şimdi nerede biz ise hala aynı yerdeyiz” şeklinde yorumlar yapmakta.
Haklılar.
Kosova bizden fersah fersah ötede artık.
Biz de yerimizde saymaktayız.
Bu neden mi oldu..?
Çünkü onlar “federasyon”dan vazgeçtiler ve kendi egemen devletlerini tercih ettiler.
Biz ise uzun süren ısrar ettik, sonra vazgeçtik ama nedense hala federasyon konuşuyoruz.
Olduğumuz yerde…